Sıcak yaz geceleriniz sizin olsun

Kahvesi bol bir akşamda,tüm özlemlere inat,tüm yokolmuş gidenlere inat gülümseme yayılmış yüzüme. En çok bunu özleyip,en çok buna ağlayıp,en çok buna dertlenip yaşamış gibi bir yanım.Sanki herşeyin tek sorumlusu buymuş gibi.Sanki herşeyin tek sorumlusu benmişim gibi..Sİlgisiz bir yazı olsun bu..Mümkünse hiç basmayalım “backspace” tuşuna.. Zavallıca oysa ki durum..Durum o denli içler acısı baksana..
Bak hadi

Hastalık Hastası

 Kalemin renginden anlaşılmalıydı oysa yazının içeriği.bazen kimsesiz bir melodi olurdun kulağımda,kimi zamanda sözcüklerin
hırpalandığı bir öykü…her göz kapatışımda önüme gelen bir hüzün bazende..
 Gülücük vardı bide..Sesinden anlardık zamanın kıymetini..Bugünlere tutunmak gerektiğini yüzümüze en çok gülücük vururdu.
 Bazen ben kelimeleri yerli yersiz kullanışımdan anlarım ruh halimi…Saçma sapan bir yazı oldu bu..Anla ki merush kendine gelmen gerekiyor …
 Karşı koyamadığın gibi susmayı da bileceksin..Çeneni kapatmak en güzel yolu..

 SUS..

*Ay Tenli Aşk*

"Ay.bulutların sokak aralarında kayboldu.kalbim karanlığa girdi..kalbim ayrılığa, acının labirentine, hicrana..
kalbinin ateşiyle kavruldu günlerim ve gecelerim.ayrılığa acıya birde hicrana melhem bulamadım..işte bu yüzden hem yolum, hem de yolcuyum..
bu yüzden yollardayım
seni sevdim sonra..
çok sevdim..
kaç geceler konuk oldun saçlarımın kızılına
tan yeri ağardığında kirpiklerimin karasına
Akşam ay aydınlığında yıkarken yüzünü tenimin kokusuna..
işte bu yüzden de ay tanrılarına adadım bende aşkımın adağını
oysa Ay buluta girdiğinde senin koynunda olmalıydım..Ay bulutun olmalıydı ben senin olmalıydım..

Ay ışığım…Ey aşığım benim..

Zamansızlıklar,Yitip gidenler…

1-Zamana yenik düşmüş martılar gibiydik….
Küçük ellerimiz vardı,uzun soluklu olsun diye planladığımız aşklarımız bide..her planımız gibi buda tutmazdı..ufacık ellerimizle karşı da gelemezdik hayata..

Yıkılırdı dualar..

Her gözyaşımızda akardı içimizdeki saflıklar..her ağlayışımızda kaybederdik biraz daha..sonra biraz daha..derken kalmazdı geriye bir şey saflığımızdan..

Tutunmaya çalışırdık kendimize…

2-Kovaladığımız yalnızlığımız geldi gene oturdu başucumuza..kendini hep en önemli şeyim zanneder saten..illaki soframın baş köşesi ona ayrılacak..yalnızlığım benim…sidikli kontesim..git artık başımdan be..

Farkedemediğim hatalarımla dolu sağım solum önüm arkam..sobe! dur orda ..sobeledim seni ..hatalarım konuşur benle böyle..her yanlışımda dikilir o kocaman gözleri üzerime..
ben sizle mi uğraşıcam hatalar..
Ne çektiysem bu yalnızlık ve hata ikilisinden çektim..ulen çıkarın şunları hayatımdan ne güzel bi şahsiyet olacağım bakın görün..
3-Kalıpsız huzursuz huysuz ve uykusuzum..

Akşama beni ne bekliyor bi haber yaşıyorum yaşatıyorum duygularımı..içimden gelen sesleri dinleseydim çoktan kayıp gitmişti umudum..umudunu arayan çocuklara dönmüştü yüreğim..ama ben dinlemedim onu..tıkamayı bildim orta kulak ilhihabı geçirmiş olan kulağımı..evet evet..çokda memnunum..
Gerçekleşmeyen hayallerim için ağlamaktansa kulağımda pamukla yaşamak daha mantıklı geliyor..polyanna halt etmiş yanımda..
Kusursuz şekilsiz ehemmiyetsiz bi yaşama hali bu..

seyrüsefer..
asi başım
Sen herşeye rağmensin,ebediyensin…

Karanlıkta çekilmiş toz pembe…

Hüzünlüymüş akşamları,sinsiymiş bakışları ne eyleyeyim..Daim olsun gülücüğümüz yeterki..Kulaklarımızdan eksik etmeyelim hoş nameleri,bir yanımız deryada olsun..Farzet ki ölmedik yaşıyoruz..Hepsi bir kabusmuş gönlümün derininde sabahlayan..Her kaçış yakalarmış kendini..Farzet sen..Zamana yenik düşmüşüz diye debelenecek değiliz ya..Çıkarız nasılsa biz bu yıkıntıların arasından..

Seni görmeden olmuyormuş anladım..Sana doymadan gülüşünü görmeden olmuyormuş..
Gülümseyişini tozlu raflara kaldırdım,bana ait olmadıkça anlamsızlaşan gülüşünü yırttım..Koydum kapıya bir poşetle attım evden kırıntılarını

Dünden sonra yarından önce…

"Yaşam durur ümit bitince,yaşayamadıkça özgürce mutluluklar biter,sevsende…"  Kulağımda melodilerle içli sonbahar akşamlarına hazırlanmışım ister istemez..Bunlar daha güzel güzel günlerimiz..daha kaç akşam dibe vuracağız..Kaç geceler ağlamaklı üşüyeceğiz…

Zamanın tam ortasındayız..Kalem kağıt yetmezken ruhumuzu aydınlatmaya birde klavye çıktı başımıza..Zaten yerle bir olmuş bir beyin iken çok mu gerek vardı diretmeye…Neyseki mutluyuz..gülümsüyoruzda..o halde "vur patlasın çal oynasın".. komedi filmi yazayım ben iyisi..Palyaco oynatırım başrolde bi tane.Ağlatırım yerli yersiz sahnelerde palyaçoyu..E komedi neresinde bunun derseniz..be gülerim işte..yetmez mi benim bir gülücüğüm için..yetsin! ben öyle istiyorum..Dönsün dünya..çalsın davullar.."dansöz dünya.." kıvırın sizde ziller elinizde…ben istiyorum diye..güleyim diye ben..

Gülüşüm aydınlıktır çünkü benim…,
Ben biliyorum bunu..biliyorum ki sahip çıkıyorum ona..Bitmesin diye..kaybolmasın diye..koruyorum herkesten/herşeyden/hepinizden..,
Çok umrumdaydı sanki hüzünleriniz..sizde kalsın onlar ben güleceğim..
Daha roman yazağım ben…aşk romanı..peri masalı…masalımın başrol oyuncusu…dizlerin nerde..yatayım ben sakinleşeyim ağlayayım azcık..sonra gene gülerim nasılsa…….

Alnına vuran ışığı sakın kaybetme geceleri..
"Sanki sen değilsin yatağımın yarısı..sarılsam bile üşürüm yine.."

 evet evet..güzel şarkı…