Bana biraz zaman ver

Gözlerim kapanıp, ellerim yorulup, başıma ağrılar girene kadar yazdım dün gece. Uzunca süren sessizliğin dışa vurumu ancak bu kadar olabilirdi. Zamanım kısa sürede tükenmez ise her sayfası için ayrı ayrı planlarım var. Şimdilik bir süre daha depolamış bulunuyorum. Eski inatçılığım yok üzerimde, buna üzülüyorum. İnatçı olmamak, beraberinde dirençsizliği getiriyor. Bunun genel yapım itibari ile bana ters olduğunu düşünüyorum. Bu yanım hala yerinde hiç değilse. Çok fazla yalnız kalıyor olmanın faydalarını toplamaya başladığımı sezdim bir de dün gece. Saatler süren sessizliğin elimdeki kalemin çığlıklarıyla geceyi inletmesi kadar ruhuma iyi gelen bir şey olmamıştı. “Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir” der ya hani Sezen.. Öyle bir şey işte.. Onbinlerce harfin yan yana gelip söylediği şarkıya hayran kaldım, ömrümü yoluna serebilirim bile.

Narsizm? Tam olarak değil. Asıl hissedilen, asıl kelimeler ve asıl duygu ile birleşince, zamansızlık denen illet gözlerimi bağlamışken ne koparırsam kar diye düşünüp doldurduğum sayfalar onlar. Onlar benim. Ben onlardayım. Geri kalan koskocaman bir karanlık. Görülmek istenenin görüldüğü bir dünya burası. İçinde geçirilecek ne kadar zamanım kaldı, bilmiyorum.

Bu cümleler sana karanlık gelebilir, ama benim gözlerimde kocaman bir ışık var; okudukça aydınlatıyorum. Benim gözlerimle bak istersen, vereyim avcuna. Sense, bana biraz zaman ver, zamansızlıklarımı doldurayım onlarla.. Zamansızlıkları doldurup, zamana yetişirsek, orda buluşuruz seninle.

Şahtım, şahbaz oldum.

Uzun aralıklarla yazı yazmıyorum ya, hani habersizce bırakıyorum falan. Böyle olunca sanki çok maharetli bir yazarmış tandansı yaratmış oluyorum, pek de havalı oluyor.  10 yıldız bir otelde tatilin dibine vurmuş, bronz tenimle yeni sezon hazırlıklarımı yapıyor falan gibi de görülüyor olabilirim. Egosu bir süredir yerin dibinde gezen bir insan olduğum düşünüldüğünde, bu düşünceler ile kafa buluyor oluşuma ses çıkarmamak gerek.  Ama tabiki de yok böyle bir şey. Accayip yoğun bir iş kadınıyım şu ara. “Çok iş az para” felsefesi hangi arada damgasını vurdu bu seneye hatırlamıyorum. Bilsem, dalacağım kafa göz.