Geçip giden zamanları, bir yerlerde bulsam

Vaktin ne kadar hızlı olduğuna dair sayfalarca cümle kurabilirim. Aynı zamanda hızla akıp giden zamanda ne kadar çok sıkıldığımı, boğulduğumu,olduramadığımı.  Kimseye yetmeyecek denli ufak hayallerim; içine sığamıyoruz. Biraz geniş tutmayı öğrenir gibi olmuştum oysa. Vakit bir gün deli gibi akıp geçti, savurdu büyüttüğüm hayalleri. Vaktin darmadağın bıraktığı yerde ben ve minicik hayallerim kaldık.

Zaman, bana yetişemezken, beni bekleyenlere nasıl yetişebilirdi ki? Yine gerisinde kaldım bir çok hayatın. Yine arkadan izler oldum olanı biteni. Bazen kendi hayatımı da arkadan izlediğim oluyor; o anlarda düşüncem bile yetişmiyor zamana. Kimsesiz bir gün oluyor bazen, bazense sonsuz bir kalabalık içerisinde savruluyorum.  Bazen iki ay öncesini dün zannediyorum, kimi zamansa dünü seneler öncesinden bir sahne olarak hatırlıyorum. Kalbimse hepsinden bağımsız bir yerde öylece bekliyor zamanın kendisine gelmesini. Zaman, kalbimle buluşsun diye uyuyorum her gece.

Sonra gecenin sesi kesiliyor, bir kadın kahkahası savruluyor ışığa doğru. Orda durup zamanın geçmesini bekliyorum. Ve her geçen anın sonunda hala……..

“gözyaşıma bakıp bakıp, seni hatırlarım…”