Zeynep’i bu hafta ettiler gelin…

Teyzem, amcamın karısı..

Önce onlar evlenmiş, zaman geçmiş aradan sonra bizim gençler birbirini beğenmiş. Evlenmişler onlar da.. Annem olmuş ablasına gelin, babam olmuş abisine bacanak…

En sevdiğim kuzenlerim hep onların çocukları, öyle ya hem amcamın oğlu, hem teyzemin kızı… Teyzem büyüktü tabi annemden; ablaydı. Bazen annesi, belki de kaynanası.. Bize de hiç görmediğimiz anneanne, babanne sevgisini gösterendi.. Hele amcam… Önceki senelerde hastalanmıştı amcam, yüreğim ağzıma gelmişti. Baba hasretim ne kadar büyüktür benim,babamın abisiz kalacak olması içimi nasıl kabartmıştı.. Babamın üzülecek olması kahretmişti.. İyileşti amcam..

3-5 gün önce babam, “Sana bir şey diyeceğim, korkma ama” demişti..”Teyzen rahasızlandı, hastanede şimdi..” Hiç beklemediğim, aklımın ucundan bile geçmeyen bir haberdi… Babam bilirdi nasıl korkacağımı ama mecburdu söylemeye… Mecburdu çünkü, bugün pat diye “Teyzeni kaybettik kızım” diyemeyeceğini biliyordu…

Bugün benim annem ablasını kaybetti, henüz sesini duyamadım. Kardeşimi kaybetsem ne durumda olurdum düşünmek bile istemiyorum. Annemin sesini duymaya ilk kez korkuyorum.

Bugün ben teyzemi kaybettim.. Eze’mi… Bize küçükken “Eze” demeyi öğretmişti bir komşumuz.. Teyze değil Eze derdik ona, ama sadece O’na.. Teyzeme teyze, O’na Eze derdik… Eze, anne yarısıydı asıl… Ve ben bugün annesiz kalmaya bir adım daha yaklaştığımı hissediyorum…

söğüdün yaprağı nârindir nârin
içerim yanıyor dışarım serin
zeynebi bu hafta ettiler gelin

zeynebim zeynebim allı zeynebim
beş köyün içinde şanlı zeynebim