Ezelde bir Merhaba

Canıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yar,
Şöyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim.

Neydi, diye soruyorum bazen içimdeki.  Kolay yanıtlıyorum sorularımı. Ezel ile ebed arasında bir yerde, edepten ayrılmadan, sabır yüklü ve şüphe barındırmayan bir gerçek.  Adına aşk dedim, ey hükümsüz! Bunca yanarken içim kelimelerin anlamlarına takılışıma şaşırıyorum oysa. Kelimeler üzerine kurmuşum ben hayatımı, söz üzerine, yazı üzerine. Kurulan bir cümlenin hayatımı bu denli etkilemesi çok doğal. Kurulmayan onlarca kelimenin hasretinin içimi kavurması da.

Bir kalemde harcayacak seni diye uzak duruyorum kağıttan kalemden. Elimde değil, kağıda kaleme hakikat dışı bir cümle kuramıyorum.  Hayatımda en büyük söz sahibi onlardır, onlara danışırım her derdimi, onlar yanıtlar beni. Su misali, akar bulur yolunu dermanım. Ödüm kopuyor şimdi bana “Seni unuttum” yazdıracaklar diye! Hele, “Sevmemişim ki hiç!” dedirtecekler diye aklım çıkıyor. Umutları çöpe attığım bir akşamüzeri çıkıp geliyor saklandığı yerden o ilk Merhaba. Hala sızlatıyor içimi, kendini hatırlatıyor, kalbime huzur dolduruyor.

İlk Merhaba “kâlû belâ” olarak yankılanır eskinin duvarlarında. Ezelden ebed’e kadar, her türlü belaya rağmen. Kul istemeyince bela görünür mü cana? Onca belaya rağmen, evet derken belayı seçmişiz kendimize yanıt olarak, aşkın belasından korkmak niye? Güçsüzleşiyoruz lakin bazen, onlarca pişmanlık doluveriyor eteklerimize. Biraz da çocuğuz oysa biz, kendimizin de eskisi. Onlarca öğreti ile dolu özlem, bütün güzelliğini saklıyor yükselen ateşiyle; karşı koyamıyoruz ona her zaman. Cana değen ilk Merhaba kaldırıyor ayağa mutlaka. Ayağa kalkmak için daima bir neden buluyorsak tükenmemişiz henüz demektir.

Öğretileriyle özlemin çoğalıyorum yeniden. Sevgimin biraz olsun azaldığı anlarla baş edemiyorum. Her an şahika ile dolu olmalı içim. Yokluğuna, varlığına, kimsesizliğine, kalabalığına, inceliğine, kırıcılığına, kolay harcayabildiğim sitemlerim sesine değmiyor bir tek. O ilk Merhaba’yı diyen sesine öfke besleyebilir miyim hiç?

Ezeldendir ilk Merhaba, aşinalığım sana ezelden. Evet, deyişim ezelden, zebanımsın ebediyen.