Doğu’nun Elleri

tumblr_lxr3vm4qjX1r6azw5o1_500

“Aras Doğu’ya…”

Küçücüksün, bir su damlası. Gamdan ve kederden ırak, coşkun bir denizin kenarındasın. Karışmak niyetindesin denize, adını aldığın nehir gibi. Yaşamı bilmiyorsun, yaşamanın ne ağır bir yük olduğunu. Karışmak istiyorsun o coşkun denize. Çağlamak niyetin. Acelecisin, ah gençlik! Soluğunu taşıyamıyorsun, soluksuz karışabileceğini sanıyorsun denize. Yanılıyorsun. Küçücüksün, bir su damlası. Gamdan ve kederden ırak o coşkun denizin kıyısında bekliyorsun. Adının tüm görkemi ayaklarının altında; sen akıyor, çağlıyorsun.

Küçücüksün, buhar olup kaçıyorsun denizden. Geziniyorsun semada. Kıyısında denizin öylece kalıyoruz, kıyıya varmanı beklerken semada izliyoruz gölgeni. Yitirilmiş bütün âlimlere uğruyorsun evvela. Doğu’nun kalbine iniyorsun. İncisin. Öğretileriyle ışıldıyor, bir ses oluyorsun. Duyulmamış tüm sırları fısıldayacakmış gibi az sonra. Kışın güneşi gibi, bir anlık kararıyor, uğraş veriyorsun ısıtmak için. Küçücüksün ve dünyayı taşıyorsun ellerinde.

Küçücüksün ve bir o kadar uçsuz bucaksız. Tüm soruların cevabısın, tüm gerçeklerin yabancısı. Yunus’sun bazen, her şeyin mutlak nedenini ilahi tecelliye bağlayansın. Kendini insanda seyredensin. Evvelin ve ahirin sırrını müjdeleyensin. Doğu’nun ellerinde büyüyen, ahadiyet sırrına meyledensin.

Küçücüksün, gökyüzü kadar. Koynunda bulutları taşıyorsun. Evrenin sırrını çözmüşçesine bulutlara şarkı söylüyorsun. Kanatıp derin bir yarayı yeniden, ağlatıyorsun. Yağmur oluyorsun, yaşınla temizliyorsun yeryüzünü.

Küçücüksün, bir yağmur damlası. Yağmurla birlikte tekrar denize iniyorsun. Kıyısına varıyorsun, gamdan ve kederden ırak coşkun bir denizin. Bir anne avucuna dolduruyor seni. O’nda büyüyorsun.