Hesap Özeti

Hayatın seni olgun bir kadın yapma çabalarından biri de, bir gün ansızın karşına “el kızı” olduğun gerçeğini çıkarmasıdır. **

Değişiyor herkes. Zaman değiştiriyor. Hep aynı kalacak sandıkların değişiyor ilkin, sandık içinde sakladığın masum duygular ölüyor ardından. Bir anda kimseye karşı güven beslemez oluyorsun, katı, çoğu zaman ruhsuz.  Adına olgunluk diyorlar sonra bu halin. Kabullenişin en kolay yanı! Öyle ya, olgunluğu, büyümeyi böyle bir şey sanıyoruz.

Herkese ve her şeye aynı anda sevgi gösteremeyeceğimi anladığımda işler çok karışmıştı. Çözülecek onlarca düğümün arasından en zor olanlarla zamanımı öldürdüm. Basitçe çözülüp, diğer düğümleri de hafifletecek olanlar daha fazlaydı oysa. Zoru başarınca güya çok daha iyi hissedecektim. Meğer çözünce başlıyormuş esas tantana, “amaaan, kalsaymış keşke öyle” faslı ile baş başa kalınca anladım.

Ardından affedeyim dedim her birini. O da boş vermişliğin eseri aslında. Boş verip geçmek, artık ardına bakmamak, yeniden aynı sözleri söylememek istedim. Yıl geçti üzerinden, sırf bu nedenle tek satır yazmadım. Kimseyi incitmemek için özen gösteriyordum. Satır aralarına gizlenmiş sahteliklerin olmasını istemedim etrafımda. Ben ve bize dair ne oluyorsa yaşandığı ile kalsın istedim. Her anı kayıt altına almayı çok seven ben, boş verdim. Böylece daha değerli kıldım kendimce geçen zamanı.

Uzun aralıklar verilince evvela bir hesap verme gereği hissediyor insan,  en çok bu yüzden yazmaktan kaçtım. Sanki evvela tüm hesapları verecektim, sonra devam edecektim dallı güllü yazılara. Hesabımı verdim say ve beni yeniden kollarına al. İyi hissedince sana daha fazla dokunurum sevgili blog.